Cuma, Ocak 15, 2016

Mustafa

Ortaokulda Mustafa diye bir arkadaşımız vardı. Benden tembel olmasın çok tembeldi. Hatta o kadar tembeldiki lise yıllarında "Robinson'a Yatma" tabir ettiğimiz bir sistem bulmuştu ama belki başka bir yazının konusu olabilir bu.
Mustafa ödevlerini yapmazdı pek. Almancayla arası yoktu pek. O yüzden Alman hocalarımız sürekli ceza ödevi verirdi. Ceza ödevini yapmayı tercih ederdi genel olarak.
Serdar'ın üç defa kolunu kırdığı, Barış'ın bacağını kırdığı, benim kolumu kırdığım altıncı sınıfta Mustafa da bacağını kırmıştı. Bacağının kırılmasını bahane ederek ödevleri yapmazdı. Hoca sorduğu zaman alçılı bacağını havaya kaldırıp hocaya gösterirdi. Çok absürd bir şey tabi ama hocalar müsamaha gösteriyorlardı. Bir zaman sonra tabi kemikler kaynadı ve alçı çıkarıldı. Ama Mustafa'nın karakterinde bir değişiklik olmadı. Öyle ki ödevler kontrol edilirken hoca Mustafa'nın ödevini niye yapmadığını sorduğunda refleks olarak ayağını kaldırıyordu. Biz de onun yerine "hocam onun bacağı kırık" diyorduk. Bugün öğrendim ki Mustafa iki yıl önce bir trafik kazasında ölmüş.

Hiç yorum yok: