Çarşamba, Nisan 30, 2014

Burnout.

Başlığın kendisinden ziyade sonundaki nokta her şeyi özetliyor. Zihnimin bir yarısı tükenmiş durumda. Öteki yarısı ise tam dolu. Sebebini bilmediğim bir şekilde burayı (buradan kastım yazarken düşündüğüm bu alanı) pek kullanmıyorum. Çok şeyi kullanmıyorum gerçi. Çok da fark etmez.

Toma Piketi'nin 21 Yüzyılda Sermaye kitabı İngilizceye çevrildikten sonra çıkardığı olayı Fransızca orijinalinin çıkarmamış olması ne garip. Sonuçta o kitabı bir yıl önce okuyanlar oldu. Yani bir kitap İngilizce yazılmadıysa, İngilizceye çevrilmediyse gerçekten de yazılmış sayılmıyor.

İletişim eksikliği kadar bir ilişkiyi parçalayan başka bir şey yok. Tabi şiddet, ihanet, yalan da parçalar ama bunlar zaten hiç olmadığı için sıralamamda bağlantısızlık önde geliyor.

Tarih son bir kaç yıldır çok ilgimi çekiyor. Bize genelde ne olduğunu öğrettiler, neden olduğu konusunda hep bir kaç cümlelik uyduruk sebepler sıralanırdı. İşin özü neden olduğu, neden o zaman olduğu, neden daha önce değil de o zaman olduğu. Dünyanın karmaşık bir yapısının olduğu, geriye dönüp bakınca mutlaka olması gereken olayların aslında öyle olması gerekmediğini, tarihin sürekli insanların verdiği kararların, yaptığı seçimlerin ürünü olduğunu, büyük bir planın olmadığını ama insanların temel bazı sorularına aradıkları yanıtların oluşturduğunu görüyor insan okudukça. Tarihin bir yorum olduğunu, bu sebepten tarihçiye büyük iş ve sorumluluk düştüğünü anlıyor.