Cumartesi, Şubat 15, 2014

Faydacılık & Omelas

LeGuin'in The Ones Who Walk Away From Omelas hikayesini okumuşsunuzdur. Le Guin'in kısa bir hikayesi. Omelas mutluluk ve refehın hüküm sürdüğü bir ütopya şehirdir. Yalnız bütün bu refah mutluluk zindanda tutulan bir küçük kızın çektiği acıyla sağlanmakta ve belirli yaşa gelen bütün vatandaşlar da bu konuda bilgilendirilmektedir. Vatandaşlardan bazıları bu durumu kabul ederler, bazıları ise hikayenin adından anlaşıldığı gibi Omelas'ı terk ederler.

Hikayenin faydacılık karşıtı olduğu görülebilir. Koca bir şehrin, onbinlerce insanın refahı ve mutluluğunun toplamı, sadece bir kızın çektiği acıdan daha önemli olmadığını, bu ikisini kıyaslayamayacağımızı, küçük kızın çektiği acının bir çok insanın çekeceği sefalette, yaşayacağı açlığa, mutsuzluğa tercih edilemeyeceğini anlatır.

Oysa bence bu hikaye faydacılık tarafından okunabilir ve okunmalıdır da. Küçük bir kızın çektiği acı sadece kategorik buyruk olarak kötü değil. Kızın çektiği acı bütün herkeste o kadar ahlaki bir acı yaratmaktadır ki bazı kişiler buna dayanamayıp terk ederler.

Benzer bir şekilde işkenceye karşı olmak da faydacı bakış açısıyla değerlendirilebilir. Diyelim ki bir bomba patlamak üzere ve bombayı kuran kişiden yeri öğrenmek için ona işkence edilebilir mi? O kişinin çekeceği acı, bombanın patlaması sonucu oluşacak acıdan, kaybolacak hayatlardan daha mı önemli? Faydacılık buna evet demeli gibi. Oysa işkenceye izin verilmesi bütün toplum genelinde çok daha büyük zararlara ve mutsuzluğa sebep olacaktır.

Benthamcı geldi hanım.