Cumartesi, Temmuz 28, 2012

JB

“You know what I like about you? Nothing. But it’s okay. You got me everything I wanted. What did you get? Bobbie? Lots of people have had that... Please. I laugh at you. I go home at night and I laugh at you... You. You want to step out, fine. Go to a whore. You don’t screw another man’s wife. You’re garbage, and you know it.”

The Gold Violin

Pazar, Temmuz 22, 2012

Mallar

Twitter'da bir çok mal bir araya gelir ve trollük yapar (misal erkek adam üç kadınla evlenir). Bu birinci grup. Sonra bu malları eleştiren yazılar yazılar. Oldu mu sana ikinci grup. Ondan sonra bu malları eleştirenlerin boş iş yaptığını söyleyen üçüncü grup ortaya çıkar. Sonra ikinci grubun ilk grubu eleştirdiği için boş iş yaptığını düşünen üçüncü grubun aslında hiçbir şey yapmadığını söyleyen dördüncü grup ortaya çıkar. Bu döngüden sıkılan ve aslında bu işte ne yaptığını bilen tek grubun birinci mallar grubu olduğunu söyleyen biri çıkar kendi blogunda. (Şimdilik buradayız) Bu iş de burada biter çünkü artık kimse blog okumaz ve çok da iyi eder.

Cumartesi, Temmuz 21, 2012

Kaynakların Kötüye Kullanımı

(732 yıl filan)
Evde içki içmeyen biri olarak markette gördüğüm 24'lük Leffe Brun kasasını 120 TL'ye almış ve minibuzdolabımın tamamını onunla doldurmuş olmam kadar kaynakları kötüye kullandığımı hatırlamıyorum. Evime iki dakika mesafedeki barda 1 şişesini 10 TL'ye içebiliyordum oysa. Evde içki içmiyorum, evde Leffe'm varken çıkıp dışarıda da içmem. Mecbur parti vereceğiz artık. Yapacak bir şey yok.

Cuma, Temmuz 06, 2012

Riziko!

Ailem, arkadaşlarım ve tanıdıklar ne zaman bir bilgi yarışması programı izlesek ya da konu onlardan açılınca beni hep katılmaya teşvik etmişlerdir. Ben de onlara ekran başında soruları bilmekle kamera karşısında soruları yanıtlamanın çok farklı olacağını, benim gibi bankada sırası geldiğinde bile utanan biri için orasının çok zor olacağını söylemişimdir. Ayrıca başvuru süreci, yarışma öncesi mülakatlar ve benzeri işleri beni canımdan bezdireceğine de eminim. Ancak bütün bu dediklerim gavurların Jeopardy!, bizlerin Riziko! diye bildiği ve yeni neslin ise Büyük Risk! olarak bildiği yarışma programı için geçerli değil.

Küçükken Serhat Hacıpaşalıoğlu'nun sunduğu Riziko! programını büyük bir zevkle izliyordum. O yarışmada yarışabilmeyi deli gibi istiyordum ama 18 olan hukuki yaş sınırı katılmama engel oluyordu. Daha önce bu blogda bahsettiğim  Mim Kemal Öke'nin Haydi Bastır yarışmasında bir Su Abla vardı. Riziko!'da ise adlarını hatırlamadığım iki Boğaziçili abi vardı ve ben de "büyüyünce ben de bu abiler gibi olmak istiyorum" demiştim.

Geçen hafta ablam ve Ege'yle Bloomberg'deki Kelime Oyunu'nu izlerken gene "Evren katılsana bu yarışmaya" muhabbeti oldu ve ben de ablama "yok ya, Riziko! diye bir yarışma programı vardı, sadece ona başvurursam başvururum, çok güzeldi vs vs" dedim.

Bu hafta (pazartesi sanırım) gene ablamdayken Ege Star'daki yarışma programını açtı ve ben de Riziko!'nun tekrardan başladığını gördüm. Serhat Hacıpaşalıoğlu sunmuyordu gerçi. Selçuk Yöntem sunuyordu. Sanırım bir kaç aydır da devam ediyor. TV izlemediğim için kaçırmam normal.

Neyse, uzun lafın kısası bir hafta önce dediğim  "Riziko! çıksın ona başvururum" lafını yemedim, 18 yaşımı aştım ve Boğaziçi'nden diploma aldım ve yarışmaya katılmak için küçükken gerektiğini düşündüğüm iki şartı yerine getirdiğim için başvurdum. Bakalım arayacaklar mı?

Perşembe, Temmuz 05, 2012

Gülümse



Stephan Hawking Higgs bozunu yüzünden 100 dolar kaybetmiş olabilir ama bu videonun sonundaki gülümsemesiyle izleyen herkesi mutlu ettiği kesin.

Pazar, Temmuz 01, 2012

A Rush & A Push & The Land Is Ours

10 Haziran 2006'daki Morrissey konserinden bu yana tam 2213 gün, En son içip içip The Smiths şarkılarıyla dans ettiğim Anıl'ın süper mükemmel doğumgününden bu yana ise yaklaşık 700 gün, Morrissey'in gerçekten utangaç ve içine kapanık biri olduğuna sonsuz inancımın oluşmasından ise sadece 27 geçti. 19 Temmuzda'ki konsere ise sadece 18 kaldı.

A Song For The Lovers



Ekşisözlükteki bir kullanıcının dediği gibi: "Eskimeyen."