Cumartesi, Aralık 31, 2011

Yeni Yıl Hediyesi

2011'den 2012'ye geçtiğimiz şu saatlerde sevgili yeğenlerim Fırat ve Can'la birlikte Sony PS-LX300 turntable ve Pioneer VSX-520 reciever eşliğinde Postcards From A Young Man plağını dinliyoruz.

Cuma, Aralık 23, 2011

Yılın İlk Haftası Hangi Günle Başlar?

Bugün bir çok izleyici eşliğinde yılın hangi haftasında olduğumuza dair bir tartışmaya girdik. Ben 51. haftada olduğumuzu söylerken o 52. haftada olduğumuzu iddia etti. "Amaann" deyip geçip gidecekken "benim her şeyi doğru bilen kardeşim sen ne diyorsan öyle olsun, tamam tamam, senin dediğin gibi olsun" deyince bende film koptu. Gittim ben de yılın haftalarına ait ISO standartını buldum. Belgelerle konuştum.

Sadece abim değil basılı takvimler de bazan yanılıyorlar. Takvimler ya 1 Ocak'ın olduğu haftayı birinci hafta sayıyorlar ya da Ocak ayının ilk pazartesi gününü içeren haftayı ilk hafta olarak görüyorlar. Oysa bu ikisi de tam olarak doğru olmayabiliyor. Bir yılın ilk haftasının hangi olduğunu belirlemek için çok basit bir kural var ve ben, evren, bunu sizlerle paylaşıyorum."Bir yılın ilk perşembe gününün olduğu hafta o yılın ilk haftasıdır." Anlamayan varsa başka şekillerde de anlatabilirim.

Bu hayati, olmazsa olmaz bilgiyi paylaşmasam, bu ibretlik paylaşımı gerçekleştirmesem ne olurdu bilemiyorum.

Teşekküre ihtiyaç yok, vazifemiz.

Perşembe, Aralık 22, 2011

Tat

Eski tadı alamadıklarım;

Ekşi Sözlük
Gtalk
Twitter
Facebook
Last.fm
King

Hâlâ aynı tadı aldıklarım

Wikipedia
Ted
Khan Academy
Breaking Bad


Yeni tad aldıklarım

Skype
Civilization Fanatics
Vınn
Amy Winehouse

Çarşamba, Aralık 21, 2011

Vasat

5 yaş insanın en olgun çağıdır, sonra çürüme başlar.

Alper Kamu çürüme başlar derken haklı. Ancak çürümenin hızından bahsetmiyor. Bahsetmesini de bekleyemeyiz çünkü kendisi daha 5 yaşında. Ben asıl 25'inden sonra ne diyeceğini merak ediyorum. 25'e kadar çürüme tamamlanıyor ve sonrasında herkes hayatına vasat bir şekilde devam etmeye devam ediyor ta ki fiziksel çürüme çişinizi tutmanızı imkansızlaştırana kadar.

Pazar, Aralık 18, 2011

Tabu

Dün akşam Saray Muhallebicisi'nde yediğimiz tavuklu pilavlardaki yüksek yağ oranı sebebiyle çılgın atamayıp erkenden eve döndük ve senelerdir oynamadığımız oyunlardan biri olan Tabu'yu oynadık. Derya'nın bizi yarı yolda bırakması sonucu 5 kişi kaldığımızdan ikiye üç oynamak zorunda kaldık. Ben ve Emre bir takımda, Cansu, Tolga ve Özge diğer takımda. Söylemesi ayıp oyunlarda çok iyi bir insan olarak açık farkla kazandık. Üstelik aşağıda anlatacağım iki olay gerçekleşmemiş olsaydı iyice açık farkla kazanacaktık. (Tabi bu arada tabu diyalogları hikayeleri filan bitmez o yüzden burun kıvırıp okumayı bırakmayın bence.)

İlk anlatacağım olay Koni kelimesiyle ilgili. Emre'ye önce matematiksel anlattım. Baktım olmuyor dondurma, külah vesaire diye devam ettim. 45. saniyeye doğru önce "küp" sonra "silindir" cevabını aldım. "O değil, hani böyle daha bir sivri" filan derken sürenin bitmesine 1-2 saniye kala "Küni" cevabını aldım. Evet, yanlış duymadınız: "Küni" Adam küni dedi. Dünyanın sonu geldi dedim bundan daha kötüsü olamaz artık derken çok yanıldığımı ise daha sonra öğrenecektim.

İkinci kelime ise "Kazan"dı. Tencere tava vs hepsi tabu kelimelerde olduğu için başka bir yerden anlatayım dedim. "Nasreddin Hoca'nın hikayesinde doğuran bir eşya vardı" dedikten sonra önce cevabı bekledim. Ama gelmedi. Sonra "hani komşusundan ödünç alıyor, içine bir tane daha koyup geri dönderiyor, seninki doğurdu diyor" anlattım da anlattım. Sonra bizimki hararetli bir şekilde elini sallayıp cevabın aklına geldiği yönde hareketler yapıp beni sevindirdikten bir saniye bile geçmeden "hah, öküz" dedi. Canım arkadaşım.

Tabi arada tabu kelimelerden "İnsan"ı anlatırken "düşünen hayvan" demem ve Emre'nin "maymun" demesi gibi "mild" bir çok başka olay oldu ama arkadaşlar iyidir.

Çarşamba, Aralık 07, 2011

Manson & Martin

Ricky Martin ve Shirley Manson'ın ikisinin de müzisyen olmasının yanı sıra diğer bir ortak noktaları da golden shower sevmeleriymiş. Ben sevmiyorum. (not that there is anything wrong with that) Nedendir bilemiyorum ama Manson'a yakıştırsam da Ricky Martin'den beklemediğim bir şey bu. Oysa zaten sıcak iklimlerden gelen kişilerin bu tarz fetişlerinin daha çok olduğu yönünde büyük bir olasılıkla da yanlış olan bir düşünüş var. Neyse uzun lafın kısası bu yardım seven insanlar değil yaralı parmağa her türlü rahatsızlıkta antiseptik etki göstermeye niyetli insanlarmış.