Pazartesi, Ağustos 29, 2011

Hayatımdaki İlkler VIII

İlk Savunma,

Sene 1995, yaş 12

6. sınıftaydım. Orta Eins da diyebiliriz. Coğrafya öğretmeni sınıfa geldi. Yoklama kağıdına baktı. Birisinin ayak izi vardı üzerinde. "Hangi hayvan buna bastı?" diye sordu. "Kimse o kalksın tahtaya yoksa ayakkabılarınıza tek tek bakıp ben çıkarırım" dedi. Sınıfın en kısası olduğum için en önde oturuyordum o zaman. Önce kağıttaki ize baktım, sonra kendi ayakkabıma. Ben basmışım, hiç haberim yoktu. Eşşolueşşekler tenefüste tepinirken yere düşmüş olmalı, sonra ben de basıp geçmişim. Durumun kötüye gideceğini anlayınca ayağa kalkıp "hocam ona basan kişiyle onu düşüren kişi aynı olmak zorunda değil" demiştim. O zamanlar bilmiyordum, şimdi olsa "not necessarily" derdim. Neyse, söylediğim hocanın aklına yatmıştı. Ben de yırtmıştım.

Perşembe, Ağustos 25, 2011

Back


esesci sağolsun.

Zip-Zero-Zilch

Yazacak hiçbir şey mi olmaz? Sürekli okuyorum bir şeyler ama söyleyeceklerim tükendi sanki. Ödev verseler belki yazabilirim bir şey, bilmiyorum. Ne hakkında yazılır ki şu an?

Cumartesi, Ağustos 20, 2011

she

Dinleyip de duymadıklarımı
Bakıp da görmedikleri
Konuşup da söylemediklerimi
Ortaya çıkaran
O.

Perşembe, Ağustos 18, 2011

Lolita

Ali Murat'ın bugünkü yazısında (bkz: jiyan.org) Alev Alatlı'dan bir alıntı var. Paylaşıyorum:


Mr. Nabokov ve Kelebek
“Nabokov, romanı önce bir kısa hikâye olarak, Volşebnik (Büyücü) ismiyle 1939′da Paris’te kaleme alıyor. Karşımda duran oğlunun yakışıklı nahoş yüzünün çağrıştırdıklarından birisi de bu tarih: 1939. 1939 Paris’i, büyük ekonomik kriz, İspanya İç Savaşı, İkinci Dünya Savaşı. Hitler Avusturya’yı ilhak ededursun, adam Lolita’yı yazıyor- Viyana, Paris’ten bir kol boyu uzakta. Hitler Polonya’yı işgal ededursun, adam Lolita’yı yazıyor- Varşova da Paris’ten bir kol boyu uzakta. Einsatzgruppen derlerdi, mobil ölüm üniteleri kol gezİyorlardı. Hitler gezici gaz otobüslerinde bir milyon üç yüz binden fazla Polonya Yahudisini o arada boğazlayadursun, adam Lolita’yı yazıyor. Ocak’ta Barselona Franco’nun faşislerine düşüyor, Şubat’ta Katalunya, Mart’ta valencia, sonra Madrid… Adam Lolita’yı yazıyor. Yüz bin İspanyol Fransa’ya sığınıyor, adam Lolita’yı yazıyor. Mussolini Arnavutluk’u işgal ediyor, adam Lolita’yı yazıyor. 1997 Fransa basımı komünizmin kara kitabı, Rusya, Asya, Orta Avrupa ve üçüncü dünya komünist rejimlerinde sistematik olarak öldürülen yüz küsur milyon insanı belgeliyor, adam Lolita’yı yazıyor.
Dünya umurunda olmayan bir yazar, neden yazar?
Yorum yazacaktım ama teknik bir arıza yüzünden yazamadım. O yüzden buraya ekliyorum. Buyrun:
Alev Alatlı sınır tanımamış. Kore'de, Vietnam'da savaşlar olmuş Alev Alatlı bir Lolita yazamamış, 1997'de Asya'da, 2001'de Arjantin'de, Türkiye'de, 2007'de tüm dünyada finansal krizler yaşanmış Alev Alatlı bir Lolita yazamamış. Savaş suçlusu olması gereken George W. Bush bir kol boyu uzakta Irak'ta savaş açmış, Afganistan'a girmiş adam hala bir Lolita yazmamış, Avrupa'da aşırı sağcılar tekrardan güç kazanmaya başlamışlar Alev Alatlı yine de bir Lolita yazamamış, 1999'da 50.000 kişi depremde ölmüş, 12 yıl geçmesine rağmen hiçbir şey yapılmamış, Alev Alatlı Lolita'nın yanına yaklaşabilecek bir şey gene yazamamış.
Bir insanın dünyanın onun umrunda olmadığını yüzyılın en büyük romanlarından birini insanlığa hediye etmesinden anlamak da ayrıca takdir edilesi bir şey.

Çarşamba, Ağustos 17, 2011

Kısa Kısa


  • Leonard Cohen'in bu sonbaharda çıkacağı söylenen albümü sanırım 2012'ye ertelenmiş. Olsun, çıksın da geç çıksın.
  • Artık bd'ım.
  • İlk defa kira ödüyorum şu ömrü hayatımda.
  • Cansu bugün İstanbul'a döndü. Ben burada kaldım.

Laf Olsun

  • Senelerdir boyumu 1.78 sanıyordum. Hatta abim yıllar boyunca kendi boyunun 1.76 olduğunu iddia ettiği zamanlarda ona içimden gülüyor, sen 1.76'ysan ben de 1.80'im diyordum. Daha sonra sevgili Metehan'la neredeyse aynı boyda olduğumu fark ettim. Metehan 1.80'di, ben de öyle olmalıydım. Ama öyle durmuyorum, biraz kambur mu ne duruyosam artık kendimi hep ondan daha kısa sandım. En azından 1.72 sanmıyordum. Sevgili Furkan -ki kendisi 1.72 filandır, benimle aynı boyda olduğunu düşünüyordu mesela. 
  • 60 kiloyum uzun zamandır. Askere gittiğimde 50 kiloydum. Kendimi bildim bileli iki çimento torbası kadardım. Askerde tertip emrim çıkana kadar bölükte spordu, antremandı günde 3 öğün yemekti derken 56 kilo olmuştum. Son iki ay ise hiç enerji harcamayıp hiç de yemek yemeyince gene 50'ye düştüm 2009'da. Sonra fitness koşu moşu derken 60'a geldim. 3 aydır hiç spor yapmadığım halde kilomu koruyorum ama acil spora başlamam gerekiyor. 
  • Spor demişken iki tip spor var. İlki sport, ikincisi sport with happy ending. İkisi de güzel. 

Cuma, Ağustos 12, 2011