Cuma, Şubat 26, 2010

Pazartesi, Şubat 15, 2010

Bütün Klişeler



Bütün klişelerin klişe olmalarını sağlayan çok mantıklı ve geçerli en az bir sebebi vardır. Boşuna tekrar tekrar sunulmaz. Aynanın neden çok kullanıldığını bilen varsa söylesin. Beni yerimden zıplatıyor, başkalarını da zıplatıyordur kesin. Bence yeterli.

Pazar, Şubat 14, 2010

Samsun 216

Bugün markette Samsun'un tam olarak dört lira yirmi beş kuruşa satıldığını gördüm. Korkumdan Vinstın'a ve Malboro'ya bakamadım. Sevgililer gününde kendime 1,5 aylık sigarasızlık hediye ettiğim için çok mutlu oldum.

Sevgililer Günü Notu 1: Bu sene olaysız geçti. Sevgililer günü kapitalizmin boku püsürüdür diyen tespit canavarları azınlıktaydı. Hepsine "essah mı diyon?" dedim, mutlu oldum.

Sevgililer Günü Notu 2: Aynı ortaokul lise ve üniversiteye gittiğim Mehmet'le güzel bir gün geçirdik. Çok romantikti. Gerçi ilk defa Vespa'ya onunla birlikte bineceğimi düşünmezdim ama olsun, sonuçta Mehmet'le aynı şeye.. neyse..

Sevgililer Günü Notu 3: Son yarım saat. Bundan sonraki 24 saat Abazalar veya Abazanlar ve Kendini Öyle veya Böyle Hissedenler günü olarak çok daha geniş bir kitle tarafında kutlanacak. Zorunlu haller dışında dışarıya çıkmamanızı tavsiye ediyorum.

Perşembe, Şubat 11, 2010

Üç Cümle: Sonuç, Gelişme, Girişmeyiş

Ayrılık zamanı söylenen "Sorun sende değil bende",
Birliktelik sırasındaki "Gözüm senden başkasını görmüyor",
Reddetme zamanı "Ne kadar harika bir insan olduğundan şüphem yok" cümleleri benim en favori cümlelerimdir.

"Sorun bende değil sendeyse niye ayrılıyoruz" der insan içinden. "Gözün benden başkasını görmüyor ama beynin maşşallah bunun çok farkında" der insan içinden. "Madem o kadar harika bir insanım niye göt oluyorum ki şimdi burada. Benden harika bir göt olacağını mı düşünüyorsun" der insan içinden.

Eh ne de olsa içinden geleni söylemesi lazım insanın, kalırsa yazık olur. Hayata küsüverir filan, hüzünler onu bulur.

Salı, Şubat 09, 2010

Drive


R.E.M. - Drive

REM seveni olduğu kadar sevmeyeni olan bir grup. En sevdiğim şarkıları Leave mi yoksa Drive mı diye düşündüm uzunca bir süre. İkisi de olmadığını fark ettim. O yüzden ilk bulduğum videoyu paylaşayım. Her ne kadar eski olsa da bu şarkı eminim hiç dinlememiş birileri okuyordur burayı.

Pazartesi, Şubat 08, 2010

İşte Allah****


Nasa'nın piyasaya sürdüğü en son kozmik mikrodalga arkaplan ışıması fotoğraflarında (Türkçesi buymuş, benim için Fransızcasıyla aynı neredeyse) Mister Stephen Hawking*'in isminin baş harflerini görmek mümkün.

Bana gelen vahiylere göre Yüce Allah'ım kendi adını, peygamberlerin adını bilimum nesne üzerine yazmaktan sıkılmış.** Bu sefer Orhan Pamuk'un hayattaki tek talihsizliği ona benzemek olan fizikçi Hawking'i kullanmış. Az önce aldığım duyuma göre ise "Daha nası varlığımı ispatlayayım Allahsızlar" diye duyumlar alınıyormuş duyumlardan anladığım kadarıyla.

Hawking bildiğiniz gibi E= mc2, F=ma, E=hv kadar olmasa da onlar gibi güzel bir denklem bulmuş ender fizikçilerden.*** Her ne kadar kendisi "information can be lost in a black hole" deyip bu konuda çok ısrar etmiş olsa da yaptığı hatanın farkına varıp geri adım atmıştır.

Yukarıdaki resimde^ S ve H harflerini görene benden bir coke-zero. Başka bir şeyler görenleri ise Paris'teki evimde 1 haftalık tatil bekliyor.

* Stephan ismi İngilizce'de Sitivın'a benzer bir şekilde okunuyor. Steven da öyle. Ştephın filan yok öyle bir şey. Sitivın King mesela.
**Yımırta, kağıt, karpuz, gökyüzü vb.
**** Eskiden Oktar Babuna TGRT'deki bilim(!) programında anlattıklarını hep bu sözle açıklardı. Hey gidi günler hey.






Cuma, Şubat 05, 2010

Yuh A. K.


habere buradan ulaşabilirsiniz (bkz: restoran tuvaletinde seks)

Halka açık alanlarda seks yapmamış olanlarınız elbette bunun ne kadar heyecan verici olduğunu bilmiyordur. Ancak muhakeme yeteneğinize güvenerek öyle olduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur umarım.

Bilmem nerede bilmem ne restoranı tuvaletlerini müşterileri için özel tasarlamış. Kısacası dünyadaki en büyük iki zevki bir araya getirmiş: "sıçmak ve sevişmek".

Elbette bunun farklı bir fiyatlandırması var.

Kimin kiminle nerede seviştiğinin bir önemi yok benim için - taraflardan biri ben değilsem tabi. Ancak burada artık pek de "çılgınca" bir tarafı kalmamış olan kamuya açık alanda sevişme tamamen ehlileştirilmiş oluyor. Bunun bir adım sonrasında parayı verenin protesto edebileceği özel protesto alanları kurulması olabilir. Yuh. a.k. diyor restoranda rezervasyonumu yaptırıyor ve münasip yerlerinizden öpüyorum. Bilmukabel-i mukavvar.



Perşembe, Şubat 04, 2010

Ekşi Sözlük 11 Yaşında

Hey gidi günler hey, sözlük de 11 yaşına girdi ya...

13'ünde zirvesi varmış. En son hangi zirveye gittim hatırlamıyorum. Buna giderim herhalde, 70 lira eden iki kişilik davetiye var kapı gibi esesci'den. Bu ekonomik krizde böyle bir kaybı karşılayamam.

Yalnız ufak bir sorun var. Zamanında birlikte eğlendiğim, okuduğum ve sevdiğim insanların hepsi (Bi FTB hala devam ediyor) sözlükten gitti ya da hiç yazmıyorlar artık. Alakaları kalmadı. Ancak şöyle düşünüyorum: Ben de gittim, ben de yazmıyorum, benim de alakam yok. Yine de gideceğim. Belki onlar da benim gibi düşünürler. En son etikete ne zaman divadeiwob yazdığımı hatırlıyorum, hatta cornflakegirl'le değişmiştik. Sonrasında da adamın biri ona gidip "Hayır, o entrileri sen yazıyor olamazsın" deyip koşarak kaçmıştı.

Blog yazan sözlükçüler çok, sözlükçülerin blog sayfaları diye anakonda boyutlarında bir başlık var. Benim merak ettiğim arada bazen sözlükte yazan blogger var mı? Öylesi daha eğlenceli. Bir kaç tanenizi biliyorum gerçi. Misal deryik'in herkesten sakladığı sözlük hesabını ben biliyorum. Israrla inkar etse de bunu değişik ortamlarda, talihsiz bir şekilde yakalandı bana. Eğer çok ısrar gelirse bunu afişe edebilirim. Daha az ısrara kendi nikimi söyleyebilirim. Bedavadan ise Mur.at.men.teş sevenleri baretta nikine yönlendireyim. Bu da abinizin bir kıyağı olsun size.

Çarşamba, Şubat 03, 2010

Abla İyiymiş ya da Kendim Hakkında Enteresan İlk Şey


Ne zaman iyi bi abla görürsem hep hakkını vermişimdir. "Abla iyiymiş" de en güzel laftır benim için. En güzel ablaları hep Kadıköy'de görüyorum. Önceden yaz olduğu için diyordum ancak bu kış günlerinde dahi oradaki ablalar çok iyi. 10 dakika içinde 60 tane abla çifti saydım geçenlerde. Tabi hemen heyecanlanmayın. Moğolistan'da 1 erkeğe 6 kadın düşüyor diye bir efsaneye inanıp hayaller kuran erkeklerden olmadığınızı umuyorum. Ancak "hani gerçek olsa fena olmazdı" diyenlerden olabilirsiniz. Yadırgamam. Yalnız ufak bir sorun var. Sera beni mimlemiş kendim hakkında 7 tane enteresan şey yazacakmışım. İlki bu olsun. Abla iyiymiş tikim var. İçimden de olsa söylemek zorundayım.

Pazartesi, Şubat 01, 2010