Pazar, Kasım 01, 2009

Tek Heceli Kelimelerde

Tek heceli kelimelerde sert ünsüzlerin yumuşaması gerçekleşmez. Mesela "kartı" dersiniz ya da "saçı", "topa", "tiki" dediğiniz ve yazdığınız gibi. Gerçi bu kesin bir kural değil. Bazı yumuşayan sözcükler de var "kap" gibi. Rüyamda görmedim bunu elbette. Dün Burak ve Bediz'e gittim. Zihnimi dizilerle ve Civilization'da Deity zorluk seviyesinde Elizabeth'le "Cultural Victory" kazanmakla meşgul ediyordum uzun zamandır. Onların yanında Ravel dinleyip, filtre kahvemizi içerken matematikten, edebiyattan, eğitimden, filmlerden konuşurken aynı zamanda saçma sapan şeylerden konuşarak gülebildiğimiz için bir kaç saatliğine olsa da eski halime dönmemin verdiği sevinci yaşadım. Bunu "ay ben çok entelim" manasında söylemiyorum, sadece gündelik hayatımın 0 (sıfır) olması sebebiyle tutunacak şeyler varmış aslında diye söylüyorum. Sert ünsüzlere geri dönersek tek heceli kelimeleri yumuşatınca gayet komik şeyler oluyor. Mesela "pantolonu gösteren üdüdür, kadını gösteren gödüdür" bence çok komik. Ben böyle şeylere gülen birisiyim. Başka bir örnek ise "oo, siğe bak". Bu da komik. Ben güldüm dün öğlen. Aslında kafam konuştuğumuz diğer şeylerden ötürü çok büyük bir yazma isteğiyle dolu, sayfalarca yazabilirim. Ancak her şey yavaş yavaş. Mesela şimdi Metehan'dan aldığım "Big Bang - The Origin of Universe" isimli Simon Singh'in kitabını okuyorum. Herhalde bi 40-50 tane popüler bilim kitabı okumuşumdur şimdiye kadar ancak sanırım bu şimdiye kadar okuduklarım arasında (henüz 60. sayfada gerçi) bir numara olacak galiba.

Bundan sonra daha sık görüşme dileğiyle, ben, David Bowie'nin contraversial hâli gözlerinizden öpüyorum.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

at siği