Pazar, Ağustos 30, 2009

Did You Sleep Well?

Sorusuna suratımı buruşturup "I slept alone" diyemiyorum çünkü başlı başına bir uyku problemim var sanırım. Neyse ki kimyagerlere olan inancım sonsuz, biraz medikeyşın yardımcı olacaktır.

Pazar, Ağustos 16, 2009

You're Tender And You're Tired

Bu şarkı herhalde Manics'in en iyi üç-beş şarkısından biridir. Orada bahsedilen kişinin ya da ona benzer birinin gözlerindeki hüznü alabilen kişi ise dünyanın en mutlu insanıdır. Bunun da böyle kısa bir blog yazısı olması gibi.

Salı, Ağustos 11, 2009

Adios

Gene gidiyorum. Bu sefer yanıma 3 kiloluk taşınabilir masaüstünü almayacağım. Kalsın. Juggling topları da Rubik küpleri de evde kalıyor. İki kimya kitabı, bi satranç kitabı bir de pergel alacağım. Gelecek ay görüşmek üzere diyor bir haikuyla kapıyorum bu yazıyı.

Eylüle doğru
Evreni göreceksin
Sakın şaşırma


Auf Wiederschreiben!

Cumartesi, Ağustos 08, 2009

Penis Büyütme


Feysbuk bana sürekli "Penisin çok küçük bu durumu değiştirmek ister misin?" diye soruyor. Ben anlamıyorum tabi insanların neden büyütme ihtiyacı duyduklarını, sonuç olarak çıkarıp masaya tak tak diye vurmaktan başka bir işe yarayacağını sanmıyorum büyük penisin. Daha rahat işemek için büyük penis işe yarabilir ama ayakta işeyip etrafa sıçratmama isteğinin bir pazar haline dönüşmüş olmasını benim kafam almıyor.

Neyse efenim, oturarak işeyen bir insan olarak bunun ufak pipi anlamına geldiğini geçen günlerde öğrenmiş biri olarak biraz önce baktım feysbuk reklamlarına neymiş ne değilmiş bu büyütme işi diye. Anlamadığım bir çok şey demişler yalnız ben takıldığım şu noktayı paylaşmak istiyorum sizlerle.

Tıbbi kayitlara göre ortalama bir penis uzunlugu 6 inç'tir ( 17,5cm ). Bu değer ırka, yaşadığınız yere veya milliyetinize göre değişmez. Eğer bu ortalamanın üzerine - 3 inç (7,62cm) üzerine çıkmak istiyorsanız size yardımcı olabiliriz.



Penis enlargement specialist diyor ki "Tıbbi kayitlara göre ortalama bir penis uzunlugu 6 inç'tir ( 17,5cm )" Hangi tıbbi kayıtlara göre bu belirlenmiş merak ediyorum. Hangi koşullarda bu ortalama uzunluğa ulaşmışlar. Kuş seher vakti öterken mi yoksa yunus gıdıklandıktan hemen sonra mı? Kan en çok nerede yoğunlaşmışken ölçmüşler bunu? Bunları söylemiyorlar. Ancak ufak bir matematik hatası var sanırım hesaplarında ya da inç ve cm birimlerini ben yanlış biliyorum. 1 inç 2,54 santimetredir. 6 inç ise hemen çarpıyorum, 15,24 santimmiş. Bu ortalamanın 3 inç üzerine (neyse ki burada düzgün çarpmışlar 7,62 santimetre) çıkmak istiyorsak yardımcı olacaklarmış.

Aritmetik hata aslında çok önemli değil 7,62 santimetrelik büyüme tam olarak yüzde 50'ye denk geliyor. 1,5 kat büyük penis çok tehlikeli olabilir. Maazallah götümüze filan kaçar. Tehlikeli. Yani alışkın olmayan biri için söylüyorum. Doğuştan şanslıysanız onunla yaşamayı da öğrenmişsinizdir.

Eğer bu yazıyı okuyup "abi nası ya, ortalama penis uzunluğu 15,24 santim mi?" diye havale geçirenleriniz varsa onlara rahat olmaları gerektiğini söylemek boynumun borcudur. Siz kendinizi kötü hissedin ve bu ürünü satın alın diye uydurulmuş bir şey bu. Ayrıca başka bir yazının konusu olarak(çünkü bakir divad ağzıyla yazıldı bu yazı ama ne yapalım artık) penis büyüklüğü "sonuç odaklı batı yaşam tarzı"nın dayattığı saçmalıklardan biridir. Penisi bir vibratör, sevişmeyi porno film çekmek, doyumu 'orgazm olmak' olarak gören ve göstermeye çalışan düşmanlarınız var. Benden size söylemesi. Sakin olun, heyecan yapmayın. İçiniz rahat olsun bu satırları ben ortalama üstü penisim, çektiğim 12 porno film ve bir gecede 14 defa partnerlerimi orgazm eden halimle yazıyorum. Çok zor bir hayat, çekilir kahır değil, siz de özenmeyin. Sevgiler, saygılar.

Askerlik, Precambrien Chemistry ve Adrian Monk

Askere gideli 1 sene oldu döneli 6 ay ve ben hâlâ rüyalarımda asker olduğumu görüyorum. Hepsinde de izindeyim. İzin bitiyor ve tugaya geri dönmem gerekiyor. Hepsinde de bir sorun çıkıyor dönüşte ve dönmem gereken zamanda dönemiyorum. Boku yiyorum. Sonra uyanıyorum ve Fethiye askerlik şubesinden aldığım "Divad Eiwob'un askerlik yönünden bir sakıncası yoktur" yazan binbaşı imzalı belgeyi hatırlayıp seviniyorum.

En son rüyamda almanca bir kitapla dönüyorum tugaya. Dönmeden önce de bizim bölümden bi hoca yanındaki kişiye "Divad da bu sene precambrien chemistry alacak" diyor ben de ona "hocam bu dönem biraz yoğunum, gelecek dönem alayım" diyorum. Aklımın ucuna gelmiyor precambrien chemistry ne demek diye düşünmek. Askerim ya, ondandır.

Not: Ünlü dedektif Adrian Monk'un maceralarının sonuna geliyoruz bu sene. Sonun başlangıcı dündü. Mr. Monk's Favorite Show bölümüyle final sezonu başladı.

Cuma, Ağustos 07, 2009

evrenesorun

O Soruyu Sor isimli evrenesorun.blogspot.com adresine 1 seneden fazladır hiç uğramıyorum. Bunun en büyük sebebi sürekli cinsellikle ilgili sorular soruluyor oluşu ve bundan çok sıkılmış olmam. Biraz önce son sene sorulan bütün soruları sildim ve yeni bir başlangıç yapmak istiyorum siteye. Eğer siteyi ilk açtığımdaki gibi güzel sorular gelirse yanıtlamaya devam edeceğim, gelmezse de taşşaam sağolsun ne yapayım yani. Güzel sorularınızı bekliyoruz ben ve diğer yazar arkadaşlar (bekliyorsunuz değil mi?) Böylece kişisel blogumda son zamanlarda hiçbir şey yazmıyor oluşumu biraz gölgelemiş olurum. Neyse efendim, derdini söylemeyen derman bulamaz, sorun söyleyeyim!

Perşembe, Ağustos 06, 2009

Blue



Dün Lenırd bu şarkıyı söylemiş İstanbul konserinde. En son 20 yaşıma bastığım zaman dinlemiştim bu şarkıyı. Geçen ay Fabio çalmaya çalıştı bunu ama dinletmedim. Şimdi ne aralığın sonu ne de sabahın dördü. Jane kimseye selamlarını yollamıyor.

Pazartesi, Ağustos 03, 2009

Smoke

Güzel filmleri çok seviyorum. Geçen hafta televizyonda Smoke'u izledik. Çok önceden duymuştum o filmi. O zamanlar Paul Auster'ı bilmiyordum. Paul Auster'ı biliyorken de film uzaktaydı. Sonra filmi izlemeye başladım. Buriklin'de geçiyor. Bir tütün dükkanı etrafında geçiyor olaylar. Buruklinli bir yazar var (William Hurt), Buruklinli bir dükkan sahibi de var (Harvey Keitel) Yazarın hayatını kurtaran 17 yaşında bir çocuk var (Harold Perrineau - Lost'taki Michael), o çocuğun halası, seneler önce onu terk etmiş babası var (Forest Whitaker). Dükkanın sahibinin 18 senedir görmediği sevgilisi (Stockard Channing) ve yüzde 50 ihtimalle kızı olan uyuşturucu bağımlısı (Ashley Judd) biri var.

Filmin sonunda ise Auggie Wren Paul Robinson'a bir Noel hikayesi anlatıyor öğle yemeği karşılığında. Auggie'nin Paul'e anlattığı hikayeyi başka bir Paul olan Auster ise yazıyor, Isol hikayeyi resimliyor, Fatih Özgüven Türkçe'ye çeviriyor ve Can Yayınları da kitabı basıyor. Ben dün o kitabı alıyorum ve bu bir ilk oluyor.