Perşembe, Nisan 30, 2009

Yaaşaa Fenerbahçee


Yorumsuz.

Friendship

We were friends and have grown distant from one another. But it is right that should be so; let us not dissemble and obscure it, as if it were something to be ashamed of. We are two ships, each of which has its destination and its course; our paths can cross and we can celebrate a feast together, as we did - and then the brave ships lay so peacefully in one harbour and under one sun that it might seem they had already reached their destination and both had one destination. But then the almighty power of our task again drove us apart, to different seas and different climes, and perhaps we shall never see one another again - or perhaps if we do we shall not recognize one another: different seas and sun have changed us! That we had to grow distant from one another is the law over us [ . . . ] There is probably a tremendous invisible curve and star orbit within which our so different paths and destinations may be included as tiny stretches of the way - let us raise ourselves to this thougth! But our life is too short and our power of vision too weak for us to be more than friends in the sense of that exalted possibility. - And so let us believe in our friendship in the stars, even if we did have to be enemies on earth.

The Gay Science (Die fröhliche Wissenschaft) - F. Nietzsche

Çarşamba, Nisan 29, 2009

Proudpilot - Monsters Exist ( Do They? )

Proudpilot’ın albümü Monsters exist Peyote Müzik etiketiyle çıktı. Albümü dün akşam aldım Replikas’ın Zerre’siyle birlikte. (elbette ona da sıra gelecek ama şimdi değil)

Proudpilot üç kişiden oluşan bir grup. Ekin Üzeltüzenci (vokal, tuşlu çalgılar), Pınar Üzeltüzenci (back vokal ve bas) ve Kaan Akay’a (davul) Ciao! isimli şarkıda Daire 2 General Gramafon’un (bu grup 10 Nisan 2004 Einstürzende Neubauten İstanbul Konserinde öngruptu) gitaristi Gökhan Goralı (K. Gökhan) gitarıyla eşlik etmiş.

13 şarkılık bu albüm genelde İngilizce sözlere sahip. O.B.D. (#5) Türkçe yazılmış. Ancak benim favorim Seeing is believing (#2)

Albümü dünden beri dinliyorum. Çok iyi geldi bazı açılardan çünkü yaklaşık 2 senedir Blonde Redhead dinlemiyorum adam gibi. Aramız çok bozuk. Ayran içtik ayrı düştük belki de, bilemiyorum. Proudpilot Blonde Redhead gibi. Sanırım bu benzetme onları huzursuz etmeyecektir. Sonuç olarak daha ilk albümleri bu.

Not: Bu yakınlarda Peyote’de bir şeyler olacakmış Proudpilot’la ilgili, albüm tanıtım konseri ya da ona benzer bir şey. (kesin teknik bir adı vardır bunun) Gidip iki bira içip terasta sonra orta kata inmek var!

Pazartesi, Nisan 27, 2009

Ben de Oynamak İstiyorum

Fotoğrafların çok büyük yalancılar olduğunu gerçekte nasıl olduğunu bildiğim insanların fotoğraflarını görünce anlayacak kadar düşük zekâlı bir insanım. Olsun, mutluyum ama gene de. Herkes akıllı zeki olsaydı o zaman bir kıymeti kalmayacaktı öyle olmanın. Yani bana teşekkür etmelisiniz. Bu teşşekkürü (iki ş'den anlamış olmanız lazım, anlamadıysanız siz de benim gibisiniz) hesabıma yatıracağınız 5 TL ile gösterirseniz daha da mutlu olurum.




Neyse efendim, konumuz fotoğraflar ve fotoşop'un mucizevî etkisi. Bir ton teknik kullanarak (ne olduklarını bilemiyorum malesef, beni aralarına almıyorlar malesef) ortaya artiztik bir junk olarak sunulan fotoğraflar.




Her ne kadar aralarına almasalar da zaman zaman aralarına sızdığım oldu. Seviyorum ne yapayım. Güzel geliyor kendimi olmadığım gibi göstermek.

Bir baktım ki uzun zamandır Foto etiketi altında yayın yapmamışım. Sonuç olarak burası kişisel bir blog olduğu için fotoların da kişisel olacağı malum. Fotoğraf çekmekten hiç anlamayan bir insan olarak tek yapabildiğim laptop'a tümleşik ( entegre ) kameraları kullanmak. Bir de ne göreyim Jennifer'ımın foto çekerken efekt uygulama özelliği varmış, ben ne salakmışım, iki senedir fark etmemişim, yuhmuş bana.


Perşembe, Nisan 23, 2009

Challange

CV'me meydan okumaya gelen ve okuyan bir insan olduğumu da yazacağım. si-men 66 yapmış, ben sayıyı bir artıyorum. Yok mu artıran??

Link için başlığa ya da başlığı tıklayınız.

Çarşamba, Nisan 22, 2009

Me Ga Utsukuşi Desune

Elektronik eşya dışında dünyaya bir tek manga ve animelerle faydası dokunmuş Japonlar biraz çirkin ve sapık bir halk gibi gelmiştir hep bana. Ayrımcılık yaptım sanırım ama izole ırkları pek sevmiyorum ne yapayım. Biraz insan içine karışın, genlerinizi dünyaya saçın, bırakın insanlar da sizin güzel adalarınıza saçsın.
(First rule of the genetics: Spread the genes apart!)

Neyse efendim. Bundan seneler önce Japonya dışında sadece 4-5 ülkede gösterilmiş bir anime vardı. Adı "Space Adventure Cobra"ydı. Show TV yayınlardı. 4-5 sene önce de onu e-mule'da bulup tekrardan izlemiştim severek. İzlediğim ilk ve tek animeydi. Sonra bi kaç defa daha çabalarım oldu bu Japon çizgifilmlerini izlemek konusunda ancak hepsi başarısızlıkla sonuçlandı.

Ancak askerdeyken dramaturg bir arkadaşım Death Note diye bir animeden bahsetti.
( dramaturgluğu ben Murathan Mungan için çıkarılmış bir meslek olduğunu düşünürdum, demek başka mensupları da varmış. Ayrıca aranızda anime fanatikleri varsa bu animeden "death note diye bir anime" olarak bahsetmemi yadırgayacaktır. Haklısınız, biri de bana gelip "Fowles" diye bir yazar, "Mann" diye bir yönetmen, "Lane" diye bir oyuncu dese ben de yadırgarım malesef )

Kısmet bugüneymiş demek. İlk iki bölümünü izledim 36 bölümlük dizinin bir kaç saat önce. Başlığa tıklayarak anime.web.tr'daki sayfadan diziyle ilgili ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Ben bi kaç cümleyle şöyle reklamını yapayım dizinin:
Birbirinin yüzünü ve adını bilmeyen iki kişi diğerini bulup öldürmek istiyorsa ben buna heyecan derim.

Salı, Nisan 21, 2009

Bahar

"Bahar nerde kaldı, çabuk gelsin, gezelim tozalım" diyenlere kötü haberlerim var. NŞA'da herkesin rahatlıkla görebileceği ama sadece kendini aşık zanneden bireyin gözden kaçıracağı baharın aslında "ayrılık" mevsimi olduğu gerçeği bu yükseklikten beton etkisi yapabilir. Sebebi çok açık: Yaz geliyor. Bünye arabasını satıp "bütün taksiler benim" demek istiyor. Siz de çok safsınız ama. Bağlılığı sadece göstermeyenlerden bekleyen bünyelerin hepsi bende gülme etkisi yaratıyor. Erkeklerin "aldatılmış", kadınların ise "insecure" halleri gelir bir gözyaşı damlası olup akar bende. Bana giren çıkan yok aslında. Ben sadece etrafıma bakıp başkaları adına da üzülebiliyor ve utanabiliyorum. Ne yapalım, kimse mükemmel olamıyor.

23 Soruda "Neden İşe Alınmadım?"

ADRESİMİZİ BULMAKTA ZORLUK ÇEKTİNİZ Mİ, YOLCULUĞUNUZ NASIL GEÇTİ?
Valla ben değil de taksici oldukça zorlandı.

ÖZGEÇMİŞİNİZDE SATRANÇ İLE İLGİLENDİĞİNİZİ GÖRDÜM, NE ZAMAN OYNAMAYA BAŞLADINIZ?
3 yaşında başladım. İlk patımı 4, ilk matımı 5 aylıkken yaptım. Hala aktif bir şekilde chessmaster'ı kullanarak yahoo!'daki rakiplerimi yeniyor, reytingime reyting, şanıma şan katıyorum.

LÜTFEN BANA KENDİNİZ HAKKINDA BİLGİ VERİNİZ
Neleri bilmek istediğinize göre değişir vereceğim bilgiler.

HERHANGİ BİR İŞ BULMADAN SON İŞİNİZDEN NEDEN AYRILDINIZ, İSTİFA ETTİNİZ?
Ben tam bir malım çünkü. Şaka lan şaka, sana burada anlatmayacağım başka sebepler vardı.

NE KADAR SÜREDİR İŞ ARAYIŞI İÇERİSİNDESİNİZ?
Ben herhangi bir iş arayışı içerisinde değilim. Ben bu işin arayışı içerisindeyim. Hatta babam da çok aramış bunu zamanında.

KARİYER HEDEFLERİNİZ NELERDİR?
Konser olmasa da kafe piyanisti olmak.

KENDİNİZ İÇİN SON ZAMANLARDA OLUŞTURDUĞUNUZ HEDEFİNİZ İLE İLGİLİ DETAY VERİNİZ
3 dakika 12 santim barajını aşmak.

ŞU ANA KADAR SAHİP OLDUĞUNUZ EN İYİ İŞVERENİ LÜTFEN TANIMLAYINIZ.
Babam. Annem de fena değil ama onun parası biraz az.

BULUNDUĞUNUZ EN İYİ POZİSYONU TANIMLAYINIZ?
Defans. Genellikle kaleye alıyorlar ama bazen defansta oynamama izin veriyorlar s.ktiklerim.

BULUNDUĞUNUZ POZİSYONU HAK ETTİĞİNİZE İNANIYOR MUSUNUZ?
Gol atabileceğim, seyirciyle kucaklaşabileceğim bir pozisyonda olmak isterdim elbette her türk genci gibi.

BAŞARIYI NASIL TANIMLARSINIZ?
Sevgilime yazan adamları dövmeden geçen her dakika benim başarı tanımımdır.

YETKİLERiNİZİN ASTLARINIZA DEVRİNDEN YANA MISINIZ YOKSA BÜTÜN FONKSİYONLARI KENDİNİZ Mİ KONTROL ETMEK İSTERSİNİZ?
Depends. Övgüleri alırken tek olsam daha iyi. Yergiler konusunda astlarımın tam desteğini hissetmeliyim.

NE TÜR KİŞİLERLE DAHA RAHAT ÇALIŞIRSINIZ, NE TÜR KİŞİLERLE ÇALIŞAMAZSINIZ?
İş kıyafeti kıyafetsiz olmayı gerektiren meslek erbablarıyla oldukça iyi çalıştığım görülmüştür. Manavlarla hiç anlaşamam. Kardeşim, tek başıma yaşıyorum, 2 tane muz, 1 kivi ve 3 elma bana 1 ay yetiyor. İnandıramıyorum.

PROFESYONEL HAYATINIZDA SAĞLADIĞINIZ EN BÜYÜK BAŞARI NEDİR? DETAYLANDIRIN.
Profesyonel hayatı seveyim sana bir şey olmasın.

YARATICI MISINIZ?
Yaratıcılık benim işim - cevabımdan da anlayabileceğiniz üzere.

BU MESLEĞİ NEDEN SEÇTİNİZ?
İşe kabul edilmediğim için henüz seçmedim. Ama bunu iyi haber olarak alıyorum. Kabul edileceğimi biliyordum. Hepinize içki - Yusuf sana yok, bütün mülakat boyunca nemrut nemrut oturdun, bir şeyler yazdın not defterine.

İNSİYATİFİNİZİ NE SIKLIKTA KULLANIRSINIZ?
Sadece gerektiği zaman, gerektiği yerde, gerektiği miktarda, gerektirdiği kişiye, gerektirdiği olaya bir de siparişimi geç alan McDonald's çalışanlarına karşı inisiyatif sahibi olduğumu der arkadaşlarım. Ama siz kısaca Divad diyebilirsiniz.

YATAY SEVİYEDE ÇALIŞTIĞINIZ İŞ ARKADAŞLARINIZA GÖRE KENDİNİZİ NASIL SINIFLANDIRIRSINIZ?
Block. Lawrance hatta.

ORGANİZASYON ŞEMASI İÇERİSİNDE NEREDE OLDUĞUNUZU BELİRTİNİZ.
Organizasyon şemasını bilmiyorum ama besin zincirinde en altta olduğum kesin, yanımda Pavlov'un kedileri var. O derece vahim yani.

MAAŞ BEKLENTİNİZ NEDİR?
Öncelikle her ay zamanında yatması, eğer vergi kaçırmak istiyorsanız az gösterebilirsiniz. Fatura bulurum açıktan verirsiniz parayı. Siz bilirsiniz yani, sizi düşündüğümden. Miktar konusunda ise ilk gün 1 lira, ikinci gün için 2 lira üçüncü gün onun iki katı böyle böyle gidiyor işte ( İtiraf ediyorum satrancın yaşı kadar eski olan bu numarayı yiyeceklerini düşünmem naifçeydi)

PROFESYONEL HAYATINIZDA HİÇ İŞTEN ÇIKARILDINIZ MI? AÇIKLAYINIZ.
Şirketinizin bu konuda bir ilk olmasını umut ediyorum.

ÖZGEÇMİŞİNİZDE BAZI TARİH BOŞLUKLARI GÖRÜLÜYOR. AÇIKLAR MISINIZ?
İlkokuldaydım gerizekalı.

ÖZGEÇMİŞİNİZDE BELİRTTİĞİNİZ REFERANSLARINIZLA VEYA ESKİ İŞVERENLERİNİZLE GÖRÜŞMEMİZDE HERHANGİ BİR SAKINCA VAR MI?
Benim açımdan yok. Yalnız bir tanesi eski sevgilim. Fazla yakınlaşmayın - Yusuf sen hiç yakınlaşma, bozuşuruz.

Pazar, Nisan 19, 2009

Put yor lavin hen daut beybeeee



8 Mayıs Cuma günü parti varmış, babilonda. Beggin'eceğiz ahaha :) Jack Johnson, Serdar Ortaç ve Daniel Barenboim'den sonra en sevdiğim dj pilooski! Bir şarkı için de 30 lira verilmez ki bu arada. Neyse artık bakıcaz bir çaresine...

Perşembe, Nisan 16, 2009

Ute & Hacke



Dün iki dünya vatandaşının şovunu izledik. Önce İşSanat'ta Ute Lemper çıktı. Gelip son albümünden şarkıları söyleyeceğini sanıyorduk. İyi ki yanılmışız çünkü karşımızda bir Kabarettistin vardı. İyi ki de paraya kıymışız ve en önden izlemişiz. Çok pis bir hafta olduğu için konsere gelemeyenleriniz varsa üzgünüm onlar için, ama bence yakalayın onu dışarlarda bir yerde olsa da.




Ute'den sonra atla taksiye çünkü Alexander Hacke ( gerçi dün ona Alexandrake diyordum, Mandrake gibi) ve Daniella'nın Ship of Fools'u vardı Babylon'da. Tiger Lillies dışında hiçbir şovu kendimi kaptırarak izlememiştim ama bu da Erik Truffaz'nın akibetine uğradı malesef. Çok sigara dumanı ve sürekli bağıran babylon müdavimleri yorgun bünyemle birleşince uzaktan dinlemek zorunda kaldık ve şovun yarısı olan görsel kısmı kaçırdık - resimleri duyamıyoruz henüz malesef.




Neyse efendim, artık rakınkok'a kadar konsere monsere etkinliğe gitmem. Rakınkok da temmuzda olacakmış. her zaman ki gibi yağmura yakalanmayacağız bu sefer - umuyorum. Temmuz ortasında da yağmur yağarsa da yuh artık a.q.




NIN geliyor duyurması ayıp. Avantajlı biletler de tüm türkiye, kktc ve bütün yurtdışı temsilciliklerinde biletix tarafından satılıyor.

Çarşamba, Nisan 15, 2009

La Disparition

O Soruyu Sor ve 77 Cümleyle Büyücü'den sonra gene iyi olduğunu düşündüğüm başka fikirle yetmişmilyonuncu blogu sunuyorum.

La Disparition

Georges Perec'in "E" harfini kullanmadan yazdığı romanın adı bu. Aynı şekilde içinde "E" harfi olmayan bir blog olacak. 5 sene uzun, blog aşkını sürdürmek için böyle şeyler yapmak lazım :))

Any assistance will be greatly appreciated

Pazartesi, Nisan 13, 2009

3ü1 Arada

  • Bizim buralarda eskiden osbir çekilen sinemalardan biri vardı. Kapandı gariban. İnternet geldi MASSturbation bitti.
  • House M.D., 24 ve Lost'un üçünün de yayınladığı haftaları çok seviyorum.
  • Neskafe 2si1 arada'dan sonra 1i1 arada ve devamında da 1i2arada1derede, 3ün1i ve 2le ürünlerini de sunacakmış piyasaya, benden söylemesi.

Pazar, Nisan 12, 2009

Olmamış

"Olmamış" insanları vardır. Herhangi bir konuda, atraksiyonda veya bir sanat eserinde ortaya çıkıp "olmamış" derler. Sinir bozarlar.

Bu "olmamış" insanları ikiye ayrılır.

"Düz olmamış"lar ve "ileri olmamış"lar. "Düz olmamış" sadece olmamış der. Ama neyin olmadığını belirtemez. Tam bir geri zekalıdır anlayacağınız.

"İleri olmamışlar" ise educated cehal dediğim grupta. Neyin olmadığını söyler ama yerine ne gelmesi gerektiğini söyleyemez.

Şimdi diyeceksiniz "olsun, söylemesinler, belirli bir noktaya parmak basıyor, bi şeyler gösteriyorlar" diye. "Kendileri yapamasalar da başkalarının yapmasına yardımcı olabiliyorlar" da diyebilirsiniz. Ben de "bıraksınlar bu g.tünü yiyim ayağını" diyorum. Ne olduğunu, ne olması gerektiğini göstermeden, bunu göstermeye çabalamadan ya da en azından "yanlışlanabilecek" bir argüman bile sunmayanların sesleri kulak tırmalamaktan öteye gitmiyor malesefffff.

Cuma, Nisan 10, 2009

Geri Zekâlı Okur Mektupları II

Sevgili Divadeiwob,

77 Cümleyle Büyücü projene baktım. Götüme benzemiş. Götüme benzemiş derken teşbih yapıyorum zira benim götüm çok güzeldir. Hiç bir anlamı yok yaptığın bu şeyin. Olmamış. Kitabı okumak için hiçbir şevk uyandırmıyor. Hiç zor bir tarafı da yok ayrıca. Başkarını da kendin gibi amaçsız hale mi getirmeye çalışıyorsun? Bir de gizlemişsin. Ulan kim ne yapsın onu. Yeter artık bu mal tavırlarının. Who the fuck do you think you are?



Sevgili Ger-Zek okuyucum,

Seni aydınlatmak için bu devletin kurumlarının yetersiz kaldığını görmek hiç şaşırtıcı değil. Doğuştan ger-zek olanlar için hiçbir ülke yeteri kadar eğitimi sağlayamamakta. Gerçi Uruguay'da bu konuda bazı çalışmalar var ama hepsi henüz klinik deneme aşamasında. Ayrıca malım ama maldivlere dalmaya gidiyorum a. q. Paranın gözü körolsun.


Geri Zekâlı Okur Mektupları I

Sevgili Divadeiwob,

Blogunuzu severek takip ediyorum. Yalnız en son yazınızda şimdiye kadar hiç varoluşsal bunalımlar yaşamadığınızı söylemişsiniz. Öncelikle bunun külliyen bir yalan olduğunu söylemek zorundayım. Beni kandıramazsınız.

Sevgiler
En bi cintoş okuyucunuz!


Salak en bi cintoş okurum,

Lütfen blogumu severek takip etme. Seni kandıramayacağım açık. Evet, varoluşsal bunalımlar yaşıyorum malesef. Bunu engellemek, en azından göstermemek isterdim. Seni bile kandıramıyorum.

Sevgiler
En bi artiz bloggerınız.

Perşembe, Nisan 09, 2009

Yüzsüz, Yalaka ve Sıvaz

Satmak için yalaka, ucuza almak için yüzsüz olmak gerekiyormuş. Bunu ve daha bir çok şeyi E.'den öğrendim dün ve bugün de ilk iş görüşmeme gittim. Sonuç? Ameliyat oldukça başarılıydı. Hasta sizlere ömür.

Ama şu sıralar en çok "Acaba hayatımda ilk defa varoluşsal bunalımlar yaşayacak mıyım?" diye düşünüyor ve en çok FTB'nin Sivas'ta gece hayatı yok o yüzden başarılıyız diyen futbolcularla "Başarımızı sıvaz'a borçluyuz" diye dalga geçmesine gülüyorum.

Cuma, Nisan 03, 2009

Mummy Maze

Her zaman derim, bu dünyada o. ç. lafını PopCap çalışanları hakediyor. Eminim istedikleri herkesi psikopat ya daha daha salak ve popüler haliyle saykopat yapabilirler. Hastasıyım oyunlarının. (Bu da böyle standart, saçma, bi boka yaramayan blog post olsun, size ne a.q. değil mi mami meyz oynayıp oynamamamdan, haklısın, ama ne yapayım, ortama uymaya çalışıyorum)