Pazartesi, Haziran 16, 2008

25 Yaş

Ayhan Işık 50 yaşında başına güneş geçmesi (ne kadar garip bir söz değil mi) sonucu ölmüş. Ben ufacık bir çocukken annem bunu bana söylediğinde "Bir insan başına güneş geçti diye ölür mü anne, bırak allaasen" demiştim. Nasıl gerçekleşmiş tam olarak bilmiyorum. Belki biraz gölgede dursa ölmeyecekti. Bence 50 sene yaşamak için iyi bir süre. Bence yolun yarısı 25.

50 iyi bir sene. Son bir kaç yüzyıla kadar insanoğlunun (ve kızının) ortalama ömrü 35 civarındaymış. Elbette çok yaşlılar da var, "ortalama" sözüne dikkat edin. Sonra modern tıp geliyor ve insanın ömrü uzuyor.

Uzuyor da, bebeklik, çocukluk, yetişkinlik uzamıyor. Yaşlılığı uzatıyorlar artık. Tabi ben de Orson Bey'in şarkısında söylediği gibi yaşlılığın ne olduğunu bilmiyorum henüz. Ancak yaşlı olmayı istemediğim kesin. Eğer yaşlanırsam belki severim. Ama nasıl ki tekrardan ergenlik dönemlerine dönmek istemiyorsam aynı şekilde yaşlı da olmak istemiyorum.

25 yaş yolun yarısı. Ben onu geçtim geçenlerde. Kendime bir hediye vermem lazım. En güzel hediye kitaptır. O yüzden kendime benim yazdığım bir kitabı hediye ediyorum. Şimdilik sadece bir fikir. Aslında bir fikir bile değil. Uzaktaki bir köy. 5 harfli bir kelimeden yola çıkıp yazacağım bir kitap.

Bu sayfaya bakınız her mevsim bir kere. Eğer bir şeyler yazmışsam buraya, o zaman başarısız olmuşum demektir. Eğer yazmamışsam hala ümit var demektir.

So long,
Evren.